16.1 C
Osmaniye
2 Mart 2021
Politika - Siyaset

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun’dan NATO’ya terörle mücadelede dayanışma çağrısı

, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun’dan NATO’ya terörle mücadelede dayanışma çağrısı, Osmaniye Haber - Osmaniye Haberleri - osmaniyemhaber.com, Osmaniye Haber - Osmaniye Haberleri - osmaniyemhaber.com


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafınca NATO Uzmanlar Grubu’nun “NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Beraberlik” başlıklı raporunun ele alındığı bir açık oturum düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, “Türkiye, Avrupa’yı ve tüm müttefikleri etkileyen terör örgütlerine karşı göğüs göğüse çarpışırken, bu örgütleri tek başına bozguna uğratırken, kahramanca mücadelemizin karşılığı olarak müttefiklerimizden akıl ve izandan yoksun açıklamalar dinlemek ve bağlaşık bildiklerimizin ortak düşman olan terör örgütlerinin yanında yer aldığını görmek NATO’ya olan güvenimize gölge düşürüyor” şeklinde belirtti.


 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Başkanlığın İzmir Bölge Müdürlüğünde düzenlenen panelin açılışında gösterilen video mesajında, “NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Beraberlik” başlıklı raporda yer edinen 138 tavsiye içinde en dikkat çekenlerden birinin “stratejik konseptin güncellenmesi” bulunduğunu ifade etti. Bu tavsiyeyi yerinde bulmakla beraber İttifakın karşı karşıya olduğu sınamaların stratejik konseptin güncellenmesiyle ortadan kalkmayacağını söyleyen Altun, “İttifak birliğini, dayanışmasını ve insicamını güçlendirmek ortak sorumluluğumuz ve görevimizdir” şeklinde belirtti.


Müttefiklerin birbirine yönelik tehditlerinin ve bazı üye ülke siyasilerinin NATO’nun işlevini küçümseyen söylemlerinin İttifakın ortak enerjisini azaltmaktan başka bir amaca hizmet etmediğine dikkati çeken Altun, NATO’nun transatlantik coğrafyasını ilgilendiren konuların ile birlikte müttefikler arasındaki düşünce anlaşmazlıklarının da ele alındığı temel platform olmasını arzu ettiklerini bildirdi.


“NATO, Türkiye’nin üyeliğiyle mühim bir avantaj elde etti”


Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında karşı karşıya kalmış olduğu güvenlik tehditlerinin tesiri ve kalkınma, demokrasi, modernleşme süreçlerine katkı yapacağı beklentisi ile 69 yıl ilkin bugün NATO’ya üye bulunduğunu anımsatan Altun, Türkiye’nin İttifaka dahil olmasıyla NATO’nun Soğuk Cenk’ı kazanan olarak nihayete erdirme noktasında mühim bir avantaj elde ettiğini söylemiş oldu. Altun, “İttifakın savunduğu değerler uğruna, vatan toprağından binlerce kilometre ötede, Kore’de şehitler veren ülkemiz, seneler içinde İttifakın mühim bir parçası haline geldi. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna haiz Türkiye, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı yapan 5, İttifaka havada erken uyarı ve yakıt ikmal uçağı katkısı verebilen 4, NATO ortak bütçelerine en fazla iştirak eden 8 ülkeden biri konumuna terfi etti” şeklinde belirtti.


Türkiye’nin bu sene başlangıcında “NATO’nun mızrak ucu” olarak da malum Oldukça Fazla Hazırlık Seviyeli Ortaklaşa Vazife Gücü’nün (VJTF) komutasını devraldığını anımsatan Altun, “Türk Silahlı Kuvvetleri bu bağlamda toplamda 6 bin 400 kişilik askeri personelden oluşan güce 4 bin 200 piyadeyle destek verecek. NATO’nun Sürekli Deniz Kuvvetleri’ne de tüm dönemlerde unsurlarımızla katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.


“Müttefiklerimizden kuvvetli bir dayanışma bekliyoruz”


Türkiye’nin güvenlik ve müdafa planlamalarının merkezinde yer edinen NATO’ya olan taahhütlerini bugüne dek her zaman yerine getirdiğini ve getirmeye devam ettiğini söyleyen Altun, şunları kaydetti:


“Sadece İttifakın da kendisini yenileme, günümüzün tehdit önceliklerine bakılırsa güncelleme ve 2030’lu yıllara uyarlama zamanı geldiği açıktır. Bugün karşı karşıya olduğumuz güvenlik risklerini, Soğuk Cenk’ın bakış açısıyla kavrayamayız. NATO’nun bilhassa terör örgütlerinden meydana gelen asimetrik tehditler karşısında fazlaca daha emin, etkin ve proaktif davranması artık bir zorunluluk halini almıştır. Bu çerçevede ülkemizin maruz kalmış olduğu saldırılar karşısında müttefiklerimizden fazlaca kuvvetli bir dayanışma bekliyoruz. Terör örgütlerine karşı ilkeli ve emin bir duruş sağlanmasını temin edecek bir değişimi tüm üye ülkelerle beraber gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Zira güvenliğin bölünmezliği, dayanışma ve beraberlik ruhu, NATO ittifakını ayakta tutan taşıyıcı unsurlardır. Bu ilkelerin gözetilmesi NATO’nun 2030’lu yıllarda da itibarını ve güvenilirliğini sürdürmesi bakımından elzemdir.”


“NATO’ya olan güvenimize gölge düşüyor”


Fahrettin Altun, aynı şekilde NATO’nun caydırıcılığını azaltacak ve İttifakın gücüne zarar verecek popülist beyanlardan da uzak durulması icap ettiğini vurgulayarak, “Türkiye, aynı zamanda NATO’nun da hududu olan cenup sınırlarının ötesinde, Avrupa’yı ve tüm müttefikleri etkileyen terör örgütlerine karşı göğüs göğse çarpışırken, bu örgütleri tek başına bozguna uğratırken, kahramanca mücadelemizin karşılığı olarak müttefiklerimizden akıl ve izandan yoksun açıklamalar dinlemek ve bağlaşık bildiklerimizin ortak düşman olan terör örgütlerinin yanında yer aldığını görmek bizi üzüyor, NATO’ya olan güvenimize gölge düşürüyor. Bu kirli politikalar, İttifakın onurunu da lekeliyor. Masum sivilleri canice katleden eli kanlı terör örgütleriyle mücadelemize amasız, fakatsız destek verilmesini istemek, en naturel müttefiklik hakkımızdır” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.


“Cahilce, hadsizce ve yersiz söylemler”


Altun, “Biz teröre karşı ilkeli ve dik duruşumuzu sürdürdükçe, bazı çevreler art niyetli bir halde ülkemizin NATO mensubiyetini gölgelemeye çalışıyor, Türkiye’yi başka ittifak arayışlarına girmekle itham ediyor. ABD Birleşik Devletleri ve Avrupa’da bazen Türkiye’nin NATO üyeliğini münakaşaya açma gayretleri bulunduğunu görüyoruz. Açıkçası bu tür söylemleri, kimin yaptığından bağımsız olarak cahilce, hadsizce ve yersiz buluyoruz. Küresel güvenliği ilgilendiren meseleler, toplumsal medya platformlarında kıymeti kendinden menkul fikir kuruluşu personelleri tarafınca tartışılmaz. Eğer bu şekilde bir münakaşa yapılacaksa onu da sadece Türk milleti yapar. Bu güruha buradan bir kez daha altını çizerek duyurmak isterim ki, bizim yerimiz de duruşumuz da bellidir. Yaklaşık olarak 70 yıldır NATO’nun ayakta kalmasına yaptığımız katkılar ortadadır. Türkiye, senelerdir dünyanın dört bir tarafındaki NATO operasyonlarına etken katkı sunmuştur” ifadelerini kullandı.


“Haksız, hukuksuz tabanca ve teçhizat ambargoları”


“Biz müttefiklerimizle beraber Kore’den Afganistan’a, Mali’den Kosova’ya kadar sulh ve istikrar için iyi mi çaba gösterdiysek, müttefiklerimizden de Türkiye’nin güvenliği söz mevzusu olduğunda aynı hassasiyeti bekliyoruz” diyen Altun, şunları söylemiş oldu:


“Libya’da ve Doğu Akdeniz’de NATO’nun cenup kanadını zayıflatan adımların atılmasını istemiyoruz. Suriye’de ve Irak’ta terör örgütlerinin terörle savaş adı altında silahlandırılmasına ve desteklenmesine şiddetle karşı çıkıyoruz. İttifakımızın, bugün karşı karşıya olduğumuz tehditlerle en etkin şekilde savaş etmesini sağlayacak adımları her zaman beraber atmamız icap ettiğini ısrarla vurguluyoruz. Üye ülkelere yönelen güvenlik tehditlerine karşı gösterdiğimiz hassasiyeti müttefiklerimizden de görmeyi bekliyoruz. Sadece söz mevzusu hassasiyeti maalesef bugüne dek göremedik. Türkiye, bölgesinde yaşanmış olan ve internasyonal güvenliği tehdit eden gelişmeler karşısında NATO’dan hak etmiş olduğu desteği alamadığı şeklinde, millî güvenliğini sağlamaya yönelik meşru girişimleri sebebiyle haksız ve hukuksuz bir halde tabanca ve teçhizat ambargolarına mevzu ediliyor.”


“Müttefiklerimizin ihanetine uğradık”


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, şöyleki devam etti:

“Dün, internasyonal hukuk ve anlaşmalardan doğan garantörlük hakkımızın kullanılması bazında icra ettiğimiz Kıbrıs Sulh Harekâtı’nda iyi mi müttefiklerimizin ihanetiyle karşı karşıya kaldıysak, bugün de sivil kayıpları önlemek, ulusal güvenliğimizi güvence altına almak ve neticeleri tüm Avrupa için fazlaca ağır olabilecek yeni göç dalgalarını engellemek adına verdiğimiz mücadelede, Suriye’de ihanete uğradık. İttifakın en kuvvetli üyesi, PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG’yi neredeyse bir ordu şeklinde donattı. Türkiye topraklarına atılan roketler yüzünden fazlaca sayıda vatandaşımız yaşamını kaybederken, müttefiklerimiz öylece izledi, kimse tedbir alma çabalarımıza destek vermedi. Türkiye hava savunmasında kuvvetsiz bırakılırken sesini çıkarmayanlar, kendi imkanlarımızla S-400 hava müdafa sistemlerini almamızı engellemek için her çeşit girişime yöneldi. NATO üyesi üç ülkede daha benzer hava müdafa sistemleri bulunurken Türkiye hedefe kondu. Bu silahların NATO sistemlerine entegre edilemeyeceği bahanesiyle parasını ödeyip satın aldığımız F-35 jetleri bunca zamandır teslim edilmedi. Periyodik bakım için gönderdiğimiz uçakları dahi bu zamanda geri alamadık. Teslimatı yapılmayan uçaklar için Türkiye’den hangar tutarı bile alındı.”


“Türkiye diz çökecek bir ülke değil”


Fahrettin Altun, “Suriye’den Doğu Akdeniz’e kadar ulusal güvenliğimizi savunmak için attığımız her adımda baskıyla karşılaşmamıza, caydırıcılığımızı en üst seviyede tutma çabalarımızın her seferinde müttefiklerimiz tarafınca sekteye uğratılmasına karşın asla vazgeçmedik” şeklinde belirtti.


Türkiye’nin yalnız bırakıldığında diz çökecek, hedeflerinden vazgeçecek bir ülke olmadığının altını çizen Altun, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘fena komşu insanı ev sahibi yapar.’ Gece gündüz çalışarak kendi askeri endüstrimizi oluşturduk. Her çeşit hafifçe ve ağır tabanca, askeri vasıta, gereç teçhizat, silahlı ve silahsız insansız hava aracı üretiminde her geçen gün gücümüze güç katarak ilerliyoruz. Zira askeri, ekonomik ve diplomatik bakımdan kuvvetli olmak bizim için tercihten öte bir zorunluluktur. İddia sahibi olmak fazlaca çalışmayı gerektirir. Biz dünyaya karşı sözü olan bir milletiz” diye belirtti.


“ABD’nin terörle mücadelede Türkiye karşıtı pozisyonu son aşama yakışıksız”


Altun, 15 Temmuz hain darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ terör örgütünün elebaşı ve üst düzey sorumlularının NATO müttefiki ABD Birleşik Devletleri’nde özgürce yaşamaya devam ettiğine dikkati çekti. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sızan ve ülkenin terörle mücadelesini sekteye uğratan bu üniformalı teröristlerin işledikleri suçların Türk milletinin zihninde tazeliğini koruduğunu söyleyen Altun, “FETÖ elebaşının iadesi ile söz konusu haklı taleplerimiz bugüne dek karşılık bulamadı. Gerek PKK/PYD/YPG gerekse FETÖ terörüyle mücadelemizde, bağlaşık bildiğimiz ABD Birleşik Devletleri’nin devamlı Türkiye karşıtı bir pozisyon alması diplomatik olarak son aşama yakışıksızdır. Terörün ırkı, rengi, dili, dini yoktur, olması imkansız. ‘Benim teröristim fena, senin teröristin iyi’ yaklaşımından bugüne dek hiçbir yarar elde edilmemiştir. Bu süreçte hepimiz yitirmiştir” şeklinde belirtti.


“Türkiye’deki her gelişmeye dair kanaati olan ABD, Gara’da vatandaşlarımızın şehit edilmesi hakkında karnından belirtti”


Terör örgütü PKK’nın geçtiğimiz günlerde Gara’da kalleşçe şehit etmiş olduğu vatandaşları da anan Altun, “Şehitlerimize Tanrı’tan rahmet, ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum. Açıkçası ABD Dışişleri Bakanlığı tarafınca meydana getirilen ilk açıklamayı tatminkar bulmadığımızı ifade etmek zorundayım. Türkiye’de yaşanmış olan her çeşit gelişmeye dair bir kanaati olan Amerikalı meslektaşlarımızın, ABD’nin terör örgütü sıralamasında mevcut olan PKK’nın Gara’da vatandaşlarımızı şehit etmesiyle söz konusu karnından hitabı incitici ve yaralayıcı bir davranıştır. Bu örgütün, 2013 senesinde ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne yönelik intihar saldırısı düzenleyen DHKP-C ile ortak, Suriye’de silahlandırdığınız PYD/YPG ile kardeş bulunduğunun da unutulduğunu görüyorum. Daha bu hafta başlangıcında Erbil’deki ABD Başkonsolosluğu’na füzeli hücum düzenlendi. Biz, bugüne dek kimden gelirse gelsin terörün her türlüsünü sorgusuz sualsiz, amasız fakatsız lanetledik, lanetliyoruz. Aynı tavrı müttefiklerimizden beklemek de en naturel hakkımızdır. Son günlerde değerlerden çoğunlukla bahsedildiği için şunu da ifade etmek isterim: Türkiye’nin terörle mücadelesinde yalnız bırakılması ne insanlığa ne de müttefikliğe sığar” değerlendirmesini yapmış oldu.


“Müttefiklerimiz bizimle samimi bir dayanışma sergilemeli”


Türkiye’nin NATO’nun olmazsa olmaz bir ortağı bulunduğunu vurgulayan Altun, bazı bağlaşık ülkelerin Türkiye’ye karşı takındığı tutumu İttifaka mâl etmenin doğru olamayacağını, nitekim bu durumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile yapmış olduğu tüm görüşmelerde yeniden yeniden ispatlandığını dile getirdi. İçinde bulunulan son zamanların yeni ve benzeri görülmemiş sorunları da bununla beraber getirdiğine işaret eden Altun, “Kimsenin tek başına kolay kolay başa çıkamayacağı sınamalar ve tehditlerle karşı karşıyayız. Bu stratejik tabloda ittifakların önemi daha da artıyor, müttefiklik hukukunun da tekrardan tanımlanmasına gerekseme duyuluyor. Türkiye, kendisinden yardım talep eden eli hiçbir vakit geri çevirmemiştir. Biz 70 yıl ilkin yaptığımızı bugün de yapmaya, İttifaka kıymet ekleyip tüm zorlukları beraber göğüslemeye hazırız. Yeter ki müttefiklerimiz de bizimle samimi bir dayanışma sergilesin, bunun İttifakımızı zayıflatmayacağı, tam tersine güçlendireceğinin bilincinde olsun” diye belirtti.


Program, NATO Uzmanlar Grubu üyesi ve eski NATO Genel Yazman Yardımcısı Büyükelçi Tacan İldem’in “NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Beraberlik” raporu hakkındaki sunumuyla devam etti. Altınbaş Üniversitesi Rektörü, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Davet Erhan’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde ise Ankara Toplumsal Bilimler Üniversitesi Internasyonal İlişkiler Kısmı Öğretim Üyesi ve SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş ve Haliç Üniversitesi Internasyonal İlişkiler Kısmı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Ünver Noi rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş oldu.


Derya Yetim

Bu bir ankara taksi haberidir.
Bu bir bursa taksi haberidir.
Bu bir antalya taksi haberidir.

İlgili Mesajlar

Bakan Albayrak’tan MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye teşekkür

haberadmin

Skandal manşete siyasilerden peş peşe oldukca sert tepkiler!

haberadmin

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten mühim açıklamalar!

haberadmin

Yorum Yap